Bir Garip Ağaç

 

bir garip ağaç çarptı bugün gözüme kendi doğasında ne kadar çıplak ve yalnız kalabileceğini sergiliyordu sanki bir canlının her esen rüzgar biraz daha zorluyordu yılgın duruşunu bezginliğini anlatıyordu sanki yerlere serdiği bütün yaprakları  ve canı acı…yordu sanki her ezilişlerinde evet işte orda duruyordu hala ama ne kökleri sarılıyordu yıllardır tutunduğu toprağa, ne de dalları uzanıyordu artık sonsuzluğa.

Elinde olmayan bir sonu bekler gibi öylece duruyordu işte. Sizde gördünüz mü o yorgun ağacı? Peki siz gördünüz mü o adamı…   Gördünüz mü kendi sokaklarında kaybolmuşluğa giden o anlamsız adımları, gördünüz mü o boş bakışları , hiç üstlenmek istemediği bir rolle hergün aynı tiyatroda başrol oynayan o adamı, duydunuz mu kendi kulaklarını sağır eden sessiz çığlıklarını, o aciz zoraki kalp çarpıntılarını…   Siz gördünüz mü tek nefret kaynağı kendi olan o adamı tanıdınız mı, anladınız mı peki ya biraz olsun inandınız mı kendi yalanlarına onun kadar… yoksa siz de bıraktınız mı o adamı…

Siz gördünüz mü karaya vuran balıklar gibi gözyaşlarında çırpınan o adamı,

siz de hissettiniz mi her nefes alışında canının nasılda yandığını duydunuz mu, her yeni doğan günde ölümünü son kez seyrediyor oluşu için ettiği çaresiz duaları ve o dualara eşlik eden kanlarla dolu avuçları…

Siz gördünüz mü o ucubeler kralını!  Gördünüz mü artık sadece ölü ağaçlar gibi ayakta duran o adamı, ruhundan geriye kalan son parçaları …

Bir garip ağaç çarptı bugün gözüme.

Aynı kendini hergün gördüğü aynada tanıyamayan bir garip adama benziyordu en az  onun kadar çıplak ve yalnızdı ama siz iyi ki hiç görmediniz o ağacı…

Murat Soral

 

Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir