O, çocukluğunu Alaska’da geçirdi. Anlattıklarına bakılırsa tahmin edebileceğimizden çok daha ıssız ve yalnız bir coğrafyaydı bu… İnsanı kolayca verilemeyecek kararlar konusunda yüreklendiriyordu… On üç yaşındaydı ve bir gün, babasının annesiyle yaptığı bir telefon konuşmasına şahit oldu. Adam, kadına “sensiz yaşayamıyorum” diyordu. O yaşta bir çocuk için bile esaslı bir klişe! Neden sonra babasının elindeki silahı gördü, silah şakağa dayandı ve ateş aldı!

 

 

David Vann, 06-07 Aralık 2012 tarihleri arasında İstanbul’da olacak…

Yukarıda yazanlar iyi kurgulanmış bir hikaye gibi dursa da bunlar David Vann’ın yaşadığı gerçekler! Üstelik bu onun garip tesadüfler ve ölümlerle örülü hayatı için sadece bir başlangıç…

 

İlk romanı Caribou Adası’yla tanıdığımız David Vann, yıllarca yayımlatamadığı kitaplarının Avrupa’da keşfedilip heyecan yaratmasından sonra bir efsaneye dönüştü. Gerçekler ve hayal ürününün iç içe geçtiği romanın sürpriz sonu, romanı unutulmazların arasına yerleştirmişken kısa süre önce de yazarın öykülerini topladığı “Bir İntihar Efsanesi” kitabıyla tanıştık.

 

Sıra, bu olağanüstü kitapların yaratıcısıyla tanışmaya geldi! 06 Aralık 2012, Perşembe günü İstanbul’a gelecek olan Vann, iki gün süreyle okurları ve Türk basınıyla buluşacak. İşte yazarın Avrupa’da fırtınalar koparan ve dilimize de çevrilmiş iki kitabı hakkında küçük hatırlatmalar:

 

Baba intihar eder ve çocuk görürse…

… bu her şeyi değiştirir! Dramların içeriği değişse de hepimiz için ortak iki sonuç doğuruyor: Altında ezil ya da bundan güç al. David Vann, küçük bir çocukken babasının ölümünü saniyesi saniyesine izleyen biri olarak “dramdan güç almış”a benziyor. Ancak elbette bıraktığı izleri inkar etmek mümkün değil, Caribou Adası’nda bu tuhaf itici gücün varlığını hissedebiliyorsunuz… Tıpkı kısa bir süre sonra yayımlanacak olan “Bir İntiharın Efsanesi”nde resmen tanışabileceğiniz gibi!


David Vann, ölünün diriye yaptırdıklarının anıtı, muhteşem bir yazar…

Caribou Adası, otobiyografik özellikler taşıyan bir “ilk” roman. Henüz 13 yaşındayken babasının gözleri önünde kendini öldürüşüne tanık olan David Vann, bu olayı farklı bakış açılarından dokuz öyküde toplamıştı. Legend of a Suicide (Bir İntiharın Efsanesi) adlı bu öykü kitabı, bir anlamda Caribou Adası’nın öncüsüydü; çünkü yazar bu romanında, daha önce yazdığı öykülerdeki bazı kişilere ve olaylara da yer veriyor.

 

Alaska’nın ıssız bir bölgesinde yaşayan Gary ve otuz yıllık eşi Irene, Kaliforniya’dan ayrılıp buraya yerleşmişlerdir. Oğulları ve kızları yuvadan uçup kendi yaşamlarını kurduktan sonra, ömür boyu sorunlar ve doyumsuzluklarla boğuşan Gary, Alaska yakınındaki bir adada kendi elleriyle bir kütük-kulübe yapmayı kafasına koyar. Temeli bile olmayan, sıfırdan yapacakları bu ev, karı-kocanın ortak çalışmasıyla gerçekleşecektir. Ne var ki, Irene bu kulübe takıntısının ardında Gary’nin kendisini terk etme planı olduğundan kuşkulanır ve bu kuşku giderek fiziksel bir hastalığa dönüşür.

 

Simgesel açıdan bir beraberliğin kurtarılması çabasını irdeleyen roman, fonda Alaska’nın haşin ama harika coğrafyasını yansıtırken, aşkı, acıyı, umudu ve umutsuzluğu yalın, akıcı bir dille anlatıyor. Romanın en çarpıcı tarafı ise şüphesiz öngörülemeyen ve büyük bir şaşkınlık yaratan finali şüphesiz!

 

Bir İntihar Efsanesi!

“Jim tekrar Roy’un yanına oturup onu seyretti. Hâlâ aynıydı, tamamen aynı. Biraz öteye fırlayan 44’lük Magnum’u eline aldı. Namluyu kendi kafasına dayadı, fakat indirip manyak gibi gülmeye başladı. Kendini öldüremiyorsun bile, dedi kendi kendine yüksek sesle. Sadece kendini öldürme oyunu oynuyorsun. Önündeki elli yıl boyunca ayık kalıp her dakika bunu düşüneceksin. Senin payına düşen bu.”


Hayatta herkesin payına düşen acı vardır. Ölüm başı çeker. Hele insanın yaşamına farklı bir yoldan girdiyse… İntihar eden babaya duyulan özlem, sadece öfke duygusuyla bastırılabilir. Ne hesap sorulabilir ona, ne de anlamaya çalışılır. Ama gün gelir, yazar, alıp kalemi eline bedel ödetir bırakıp gidene; altından kalkamayacağı bir acı yükleyerek…

Bir İntihar Efsanesi, Caribou Adası’yla tanıdığımız Amerikan edebiyatının genç yıldızı David Vann’ı dünya çapında üne kavuşturan kitap. Gerçekle kurmacanın çok ince bir çizgiyle ayrıldığı, insanı, farkına varmadan ya da varmak istemeden alıp götüren öyküler…

 

Bir İntihar Efsanesi, adının vurguladığı gibi kişisel bir mitosu irdeleyerek, dağılmış bir ailenin geçmişine uzanıyor, o geçmişi yeniden sorguluyor ve yeniden kurguluyor.”

Stewart O’Nan, Kayıplar İçin Türküler’in yazarı

DAVID VANN

DAVID VANN, 1966’da Alcut Adaları’nda doğdu ve çocukluğunu Alaska’nın Ketchikan şehrinde geçirdi. 13 yaşındayken babası intihar eden David Vann bu olayın altında ezilmedi, tam tersine onu yaşama tutunmak için bir çıkış noktası olarak aldı ve Legend of a Suicide (Bir

İntiharın Efsanesi) adlı ilk kitabında bu intiharı işledi. Ama 12 yıl boyunca hiçbir yayınevi onun kitabıyla ilgilenmeyince David Vann denizciliği seçti, kaptan ve tekne yapımcısı oldu. Oysa aynı kitap günümüzde edebiyat çevrelerinde büyük ilgi uyandırarak Fransa’daki Médicis Ödülü dahil 10 büyük ödül kazandı ve New Yorker Kitap Kulübü’ne seçildi; bir bölümü Türkiye’de geçen A Mile Down: The True Story of a Disastrous Career at Sea (Bir Mil Ötede: Denizde Talihsiz Bir Mesleğin Öyküsü) adlı anı kitabı çoksatarlar arasına girdi; Last Day On Earth: A Portrait of the NIU School Shooter, (Dünyadaki Son Gün: NIU [Kuzey Illinois Üniversitesi] Katili Steve Kazmierczak’ın Portresi) adlı kitabıyla AWP Kurgu-Dışı ödülünü kazandı. David Vann, profesör olarak San Francisco Üniversitesi’nde ders vermekte, ayrıca Esquire, Outside, Men’s Journal dergileri ve Sunday Times gazetesi için düzenli olarak makaleler yazmaktadır. Son kitabı Dirt (Pislik) 2012’de yayımlandı.

 

 

Share