EN GENÇ YAZARIMIZDAN DOYUMSUZ ÖYKÜLERE HAZIR MISINIZ?

 

 

Zeynep Saltoğlu ile tanıştığımda henüz 1 yaşındaydı.10 yıldır her gün olmasa da, çok sık görüşür ilgi alanlarını, hoşlandığı veya hoşlanmadığı çok şeyi bilecek kadar yakınım kendisine. Çünkü naif bir profil olacağı bebekliğinden belliydi. Büyüyüp okula başlayınca önerdiğim hiçbir kitabı reddetmedi. Okuyormuş gibi yapmadı, okudu ve her kitap üzerine defalarca konuştuk. Aşağıda okuyacağınız öykünün yazarıdır kendisi. Ben öğrendiğim zaman ikinci kez müthiş bir heyecan duydum. Umut var dedim arkamızdan pırıl pırıl biri geliyor. Umuyor ve diliyorum hatta eminim ki;  şimdilerde öykülerini, ileride romanlarını keyifle okuyacağız. Sonsuz teşekkürler Sevgili Zeynep bana ve okurlara yaşattığın haz için. Hiç bir virgülüne noktasına dokunmadan yayınlayacağım bu öyküyü.

 

 

 

YAVRU KÖPEK

‘’Satılık köpek yavruları’’ ilanının hemen altında küçük bir çocuğun başı göründü ve çocuk dükkan sahibine sordu:

-Köpek yavrularını kaça satıyorsunuz?

Dükkan sahibi:

-30 dolarla 50 dolar arasında değişiyor, dedi.

-Benim 2 dolar 37 sentim var, dedi çocuk.

-Bir bakabilir miyim yavrulara?

Dükkan sahibi gülümsedikten sonra bir ıslık çaldı. Köpek kulübesinden 5 tane pofuduk yumak halinde yavru çıktı. Yavrulardan biri arkadan geliyordu. Küçük çocuk yürümekte zorluk çeken sakat yavruyu işaret edip sordu:

-Bunun nesi var?

Dükkan sahibi onun kalça kemiğinin kırık olduğunu ve hep sakat kalacağını söyledi.

-Ben bu yavruyu satın almak istiyorum!

Dükkân sahibi:

Hayır! O yavruyu satın almana gerek yok, eğer gerçekten istiyorsan o yavruyu sana bedava verebilirim.

Küçük çocuk birden sinirlendi. Dükkân sahibinin gözlerinin içine dik dik bakarak:

-Onu bana vermenizi istemiyorum, o da diğer yavrular kadar değerli ve ben onun fiyatını tam olarak ödeyeceğim. Aslında şimdi size 2 dolar 37 cent vereceğim, geri kalanı da ayda 50 cent ödeyerek tamamlayacağım.

Dükkân sahibi çocuğu ikna etmeye çalıştı:

-Bu köpeği gerçekten istediğini sanmıyorum. Bu yavru hiçbir zaman diğer yavrular gibi koşup, zıplayamayacak ve seninle oynayamayacak. Bunun üzerine küçük çocuk eğildi, pantolonunu sıvadı ve büyük bir metal parçasıyla desteklediği sakat bacağını dükkân sahibine göstererek;

-Ben de çok iyi koşamıyorum ve bu yavrunun kendisini çok iyi anlayacak bir sahibe gereksinimi var dedi.

Böylece dükkân sahibi köpeği çocuğa verdi.

Zeynep SALTOĞLU

 

 

Share