suskunluğum,tutkum
suskuya esir sevdam,
bendeki fotoğraflarına bakamıyorum
özlem dayanılmaz olunca
yüreğim alıyor kalemi eline
denizden gözlerini
yıldızlardan saçlarını
hüzün çiçeğinden tebessümü
konduruyor dudağının kenarına
sonra kendi çizdiği resme bakıp çağlıyor
eylül ve yağmur hasetinden kuruyor
hani;
yaşadığı tek mevsimin
eylül olduğunu bilmesem
nisan diyeceğim..
öykü bu ya,
aşk umut ülkesinde yitik bir şehir
sevda denizinde tek kulaç atamıyorum
dalıyorum mavinin en koyusuna
elimle koymuş gibi bulup çıkarıyorum
derinliklerdeki vuslatı olmayan
hasretimi…
gidişine susar hayat
susar ki konuşmak ağırdır artık
kelimeler yırtılır,kanatır şiiri
her şiir kendi sevdasına asi,
her şiir kendi sevdasına ötenazi…

Nurcan Çakır

Share