Yıllardır edebiyata iz bırakmış değerli eserleri çözümleyen Ubor Metenga,

27 Mayıs 2012 Pazar günü yapılacak son oturumla bitiyor…

Elbette bu sıradan bir veda olmayacak!


 

30 Nisan 2002’de Açık Radyo’da sunulan bir edebiyat programı olarak doğan

Ubor Metenga, 2010 yılından bu yana IKSV Salon’da sadık izleyicileriyle buluşuyordu.

 

Güncel Türk edebiyatının değerli isimlerinden Murat Gülsoy, Yekta Kopan ve Ayfer Tunç, Ubor Metenga için son kez bir araya geliyorlar… Can Yayınları işbirliğiyle gerçekleştirilen Ubor Metenga Buluşmaları’nın kapanışı ise Ahmet Hamdi Tanpınar’la yapılacak ve Tiyatro Festivali kapsamında gerçekleşecek iki saatlik özel oturum Salt Galata’da gerçekleşecek.

 

“Roman sahneye çıkarsa tiyatrocular canlandırır, Ubor Metenga ekibi tartışır…”

Bu buluşmada da canlandırmayı Murat Daltaban gerçekleştiriyor.

 

Bir süredir edebiyat okurlarını Salon’da öykü çözümlemeleriyle buluşturan Ubor Metenga ekibi Ayfer Tunç, Murat Gülsoy ve Yekta Kopan bu sefer tiyatro festivalinde Ahmet Hamdi Tanpınar’ın modern Türk edebiyatının başyapıtlarından Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü yeni bir tiyatro deneyimiyle ele alıyorlar.

“Güzel şey”in bittiği yer ya da son Ubor Metenga

 

27 Mayıs Pazar 2012 / Saat:18.00

 

ROMAN: SAATLERİ AYARLAMA ENSTİTÜSÜ / AHMET HAMDİ TANPINAR

 

Yer: SALT Galata

 

KISACA… AHMET HAMDİ TANPINAR

Ahmet Hamdi Tanpınar, 23 Haziran 1901’de İstanbul’da doğdu.1923 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni bitirdi. Liselerde ve yüksek okullarda çeşitli dersler okuttu. 1939 yılında İstanbul Üniversitesi’nde Yeni Türk Edebiyatı profesörlüğüne atandı. 1942-1946 yılları arasında Maraş Milletvekili olarak görev yaptı. Bir süre Milli Eğitim müfettişliği yaptı. Sonra 1949 yılında Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ndeki görevine döndü. Gençlik yıllarında Yahya Kemal ve Ahmet Haşim‘in talebesi ve dostu olmuş, Batı edebiyatından Paul Valéry ile Marcel Proust‘u kendisine üstad olarak seçmiştir. Bu yazarlar edebiyatta güzellik ve mükemmeliyete önplanda yer verirler. Onlara göre edebiyat, tıpkı resim ve musiki gibi “güzel sanat”tır. Onlardan farkı, boya ve ses yerine, insanı ve hayatı anlatmada bu iki vasıtadan çok daha zengin olan dili kullanmasıdır.

Tanpınar şiiri hayatının en büyük ihtirası haline getirmiş, fakat asıl kabiliyetini şiir estetiğine göre yazdığı mensur eserlerde göstermiştir. İlk şiiri 1920’de yayımlanmıştır. Geniş okuyucu kitlesi onu umumiyetle lise kitaplarına ve antolojilere giren “Bursa’da Zaman” şiiri ile tanır. Altmış kadar şiirinden ancak otuz yedisi ile, tek şiir kitabını ölümüne yakın çıkardı: Şiirler (1961; Bütün Şiirleri adıyla genişletilmiş olarak 1976). Şiirlerinde bir imaj ve müzik kaygısı taşıdığı, hikâye ve romanlarında da, başta zaman teması olmak üzere, psikolojik anları, bilinçaltını aradığı, yansıttığı görülür. Çeşitli baskıları olan eserleri Dergah Yayınları’ nda toplanmaktadır. Enis Batur 1992 yılında Ahmet Hamdi Tanpınar’dan “Seçmeler” adlı bir kitap hazırladı. Yazar ile ilgili yayınlanmış en son eser 2007 yılının sonunda çıkan “Günlüklerin Işığında Tanpınar’la Başbaşa“dır. Eser Tanpınar’ın 1953 yılında yazmaya başladığı ve 1962 yılında vefatına kadar tuttuğu notlardan oluşmaktadır. Hayatı boyunca sağlığından şikâyetçi olan Tanpınar, 23 Ocak 1962 günü geçirdiği kalp krizi ile Haseki Hastanesi’ne kaldırıldı. Ertesi sabah, ikinci bir krizle hayata veda etti. Namazı Süleymaniye Camii’nde kılınan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın cenazesi Rumeli Hisarı Kabristanı’nda, hocası ve dostu Yahya Kemal’in yanı başına defnedildi. Mezartaşı üzerinde çok bilinen şiirinin iki mısrası hakkedilmiştir:

“Ne içindeyim zamanın / Ne de büsbütün dışında”.

 

Yapıtları

Roman

Şiir

Deneme

İnceleme

Hikâye

Share