Kendine karşı tümüyle içten olabilir misin?

Başta Camus olmak üzere pek çok varoluşçu yazarın yolundan yürüdüğü, Kafka’nın

Dönüşüm’üne ilham veren büyük yazar Dostoyevski…

Yazarın kendi üslubunu ortaya koyduğu ilk yapıtı Yeraltından Notlar,

yüzyıl öncesinden bugüne seslenen baş döndürücü bir manifesto!


“Baylar, fazla bilinçli olmak bir hastalıktır! Gerçek, tam bir hastalıktır! Sıradan bir bilinç, insanın yaşamı için fazlasıyla yeterlidir. Yani şu şanssız on dokuzuncu yüzyılımızın gelişmiş insanına, gerekli olan bilincin yarısı, hatta dörtte biri bile yeterlidir…

 

“Her roman aslında bir otobiyografidir” diyor André Malraux… Yeraltından Notlar’ı okurken bu sözlerin gerçek olmasını umuyorsunuz. “İki artı iki beş eder” ya da “Kırkından sonra yaşamak ahlaksızlıktır!”  diyen yazarın başkaldırısını, yaşadığı dönemde yüksek sesle söylediği günlük konuşmalarını hayal ediyorsunuz…

 

Kendini “hasta bir kişi” olarak tanımlayan başkarakterin elli sayfaya varan muhteşem monoloğu ile başlıyor Yeraltından Notlar… Dostoyevski bu eserinde bir anti-karakter yaratır ve kahraman tanımının karşıtı ne varsa, bu karakterde özellikle bir araya getirir. Hasta bir kişi, roman boyunca 19. yüzyıla umulmadık açılardan bakarak derinlemesine ve duru bir dille sorgular. Tüm anlatılanların içinde kaybolmuş birey zıtlıklarla dolu dünyanın yabancılaşmaya ve toplumun düşmanlığına ittiği küçücük bir kum tanesidir. Dostoyevski, Yeraltından Notlar’da, korkaklığın adını “ölçülü davranmak” olarak değiştirmeden, insanın kendini olduğu gibi kabullenmesiyle ilgili çarpıcı saptamalar yapıyor. Bir akşam yemeğinde buluşulan eski dostların talihsiz sözleriyle başlayan buhran, farkındalık yaratan bir toplum-ahlak sorgusuna dönüşüyor…

Yıllar sonra hâlâ bir solukta okunan bu sıradışı klasik, varlığını çözmek isteyen ve kendi yeraltı dünyasını keşfe hazır her okurun yol göstericisi!

FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ

 

FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ, 1821’de Moskova’da doğdu. Petersburg Askerî Mühendislik

Okulu’nu bitirdikten kısa bir süre sonra edebiyatla uğraşmak için askerlikten ayrıldı. İlk romanı

İnsancıklar (1846), dönemin ünlü eleştirmeni Belinski’den büyük övgü aldı. Hemen ardından İkiz

(1846) adlı kısa romanı geldi. Daha sonra art arda Ev Sahibesi (1847), Beyaz Geceler (1848) ve Bir

Yufka Yürekli’yi (1848) yayımlayan Dostoyevski, Netoçka Nezvanova (1849) adlı romanı yayımlandığı

sıralar, devlet düzenini yıkmaya çalıştığı gerekçesiyle tutuklandı; ölüm cezası Sibirya’da dört yıl ağır

hapis cezasına çevrildi. Serbest bırakıldıktan ve evlendikten sonra Amcamın Rüyası (1859) adlı komik

bir öykü yazdı. Aynı yıl kaleme aldığı Stepançikovo Köyü’nün (1859) ardından kardeşiyle birlikte

Vremya adlı bir edebiyat dergisi çıkardı. Aynı dergide tefrika edilen Ölüler Evinden Anılar (1861-62),

Dostoyevski’nin başlangıçtaki başarısını yeniden gündeme getirdi. Yine dergide yayımlanan Ezilenler

(1861), eleştirmenlerin tepkilerine hedef olmasına karşın okurlarca beğenildi. 1862 yazında çıktığı bir

Avrupa gezisi, beraberinde Batı Batı Dedikleri: Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları (1863) adlı ünlü

makalesini getirdi. Aynı yıl dergisi kapatıldı. Yeniden Avrupa’ya gitti. Tek umudu, artık tutkunu haline

geldiği kumardı. Ama tüm parasını rulette yitirdikten sonra güçlükle Rusya’ya döndü. Kardeşiyle

Epoha adlı yeni bir dergi çıkardı ve derginin ilk sayısında Yeraltından Notlar (1864) romanı tefrika

edilmeye başladı. Hayatında bir talihsizlik dizisi başladı, karısını ve kardeşini kaybettikten sonra dergi

kapandı. Alacaklılarının tehditleri üzerine, bir yayımcıdan aldığı borçla Avrupa’ya kaçtı. Suç ve Ceza’yı

(1866) yazmaya başladı ve onun için aldığı avansla Rusya’ya döndü.

Önce Kumarbaz (1866) adlı romanını yayımladı. Aynı yıl tamamladığı Suç ve Ceza, eleştirmenleri ve

okurları hemen büyüledi. 1867’de asistanı Anna Snitkina’yla evlenerek yeniden yurtdışına çıktı; dört

yıl Rusya’dan uzak kaldı. Alçaltıcı bir yoksulluk içinde geçen bu dönem boyunca ülkeden ülkeye

dolaştı. Bütün bu güçlüklere, sara nöbetlerine, vazgeçemediği kumar tutkusuna rağmen, ilk

çocuklarının trajik ölümüne de katlanan genç karısı, bağlılığını bir an yitirmeden ona gerçek aşkı

tattırdı. Dostoyevski, bu ağır yaşam koşulları altında da sendelemeyerek ikinci başyapıtı Budala’yı

(1870) yazdı. Budala’yı, 1870’te Ebedî Koca, 1872’de Ecinniler, 1875’te Delikanlı izledi. Karamazov

Kardeşler’i (1879-80) yazmaya başladığında, artık ülke çapında tanınan ünlü bir yazardı. Dostoyevski

bu arada, Grajdanin’e yazdığı “Bir Yazarın Günlüğü” (1873-81) başlıklı köşe yazılarını, 1876-77 yılları

arasında aylık bir yayın olarak çıkardı. 1881’ de Petersburg’da ölen Dostoyevski, Batılı ülkelerin

edebiyat ve düşün yaşamında önemli bir rol oynamış, özellikle varoluşçuluğun temel kaynaklarından

biri sayılmıştır.

 

Yazar: Fyodor Dostoyevski YERALTINDAN NOTLAR

Çeviri: Ergin Altay

Tür: Roman

Sayfa sayısı: 155

Fiyatı: 11 TL

Yayın tarihi: 17 Mayıs 2011

 

 

Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir