Medeniyet, kendi yıkıntılarının üzerinde tepinerek, delice eğleniyor!


Fabrizio Ciba kendine geldiğinde, kesinlikle bir tabutun içinde mezara yerleştirilmiş olduğunu düşündü. Sağ gözkapağını araladığında güneşin keskin ışıkları bir bıçak gibi gözbebeklerine saplandı. Gözleri kapalı bir halde, şişmiş dilini tıpkı bir dana gibi, kurumuş dudaklarının üzerinde hareket ettirmeye başladı. Başını bir parça oynattı. Hissettiği yoğun ağrıyla neredeyse nefesi kesilmiş ve hatta sızlanamamıştı bile. Ağrının şiddeti, zaman ayarlı bir elektrik akımı gibiydi. Önce kürekkemiklerinden boyun omurgası boyunca uzanan bir kanalın içinde toplanmış, sonra kafatasındaki gri maddenin içinden geçerek şakaklarına, oradan da kaşlarının üzerinde boylu boyunca yaylar çizerek göz çukurlarına dolmuştu. Ellerini başına götürdü, dokununca saçlarının bile ağrıdığını hissetti. Güneşten sakınmak için diğer yanına döndü. Midesi sıkışarak, kasıldı ve bir parça asitli yemek artığı boğazından ilerleyerek ağzına gelmesiyle midesi gevşeyen yazar az kalsın kusacak gibi oldu. “Tamam… Oldu işte… Ben iyiyim…” diye ümitsizce söylendi. Tepesinden geçen elektrik akımları ve içini saran mide asitleriyle öylece bekledi.

Ben dün akşam ne halt ettim?

 

Yüzyılın eğlencesine hoş geldiniz. İtalya’nın gayrimenkul zengini Sasà Chiatti yeni satın aldığı Roma’nın kalbindeki konutu Villa Ada’da daha önce eşi benzeri görülmemiş, sürprizlerle dolu bir eğlence düzenlemeye karar verir. Mahşer gününü andıracak bu buluşma, yıllar boyunca akıllardan silinmeyecek yüksek sosyetenin en büyük olayı olarak adlandırılacaktır.

 

İnsanlık tarihinin bu büyük ve çılgın komedisine hayat verecek kahramanların ve figüranların, Bulgar aşçıların, tren istasyonundan toplanan siyahi sürekçilerin, estetik cerrahların, yeni yeni parlayan film yıldızlarının, futbolcuların, kaplanların, fillerin arasında tanınmış yazar Fabrizio Ciba ile Oriolo Romano’nun çökmeye yüz tutan satanist tarikatı Abaddon’un Vahşi Hayvanları da bulunmaktadır.

 

Ammaniti’nin karşı konulmaz mizah anlayışı çağımızın tuhaflıklarını, şımarıklıklarını ve sayısı azalan erdemlerini de içinde toplamayı iyi bilir. Okur, kendisi dehşete düşüren sahneleri yüzünde bir an olsun eksilmeyen gülümsemeyle keşfederken, farklı duygular da onun zihnini meşgul edecek. Ve sonunda geriye sadece kırk dökük bir medeniyetin kalıntıları kalacak.

NICCOLÒ AMMANITI

NICCOLÒ AMMANITI, 25 Eylül 1966’da Roma’da doğdu. 1994’te ilk romanı Branchie yayımlandı. Ardından Çamur (1996) ve Alır Götürürüm Seni (1999) adlı romanları geldi. 2001’de yayımlanan Korkmuyorum, aynı yıl Viareggio Ödülü’nü kazandı. Tanrı Nasıl İsterse kitabı ona 2007 Strega Ödülü’nü getirdi. 2009’da Eğlence Başlasın adlı romanı yayımlandı. Onu 2010’da Sen ve Ben izledi. Niccolò Ammaniti’nin Çamur 1998’de Marco Risi, Branchie 1999’da F.R. Martinotti, Korkmuyorum 2003’te, Tanrı Nasıl İsterse 2008’de Gabriele Salvatores, Sen ve Ben 2012’de Bertolucci tarafından sinemaya uyarlandı. Ammaniti’nin eserleri çeşitli dillere çevrildi.

 

EĞLENCE BAŞLASIN

Yazar: Niccolo Ammaniti

Çeviren: Yelda Gürlek

Tür: Roman

Sayfa sayısı: 362 Sayfa

Fiyatı: 22 TL

Yayın tarihi: 05 Mart 2013

Share